BEN CIA AJANIYIM VE DİYORUM Kİ: ALLAH BİRDİR!

  • BEN CIA AJANIYIM VE DİYORUM Kİ: ALLAH BİRDİR!
  • Beşiktaş’tayım. Biraz sonra Taksim’e geçip Atatürk Havalimanı’na doğru yola çıkacağım. Maksadım bayrama kadar ailemin yanında vakit geçirmek. Bayramın ikinci günü askerden dönecek olan kardeşimi de görmeden İstanbul’a dönmek istemiyorum. İstikametim İzmir. Bir şeyler oluyor. Telefonum çalıyor. Arayan Edip Yüksel. Türkiye’ye gelmiş. Röportaj için uygunum diyor. Her şeyi iptal edip yanına seyirtiyorum. Bir daha nerede yakalayacağım? Üstelik böyle aykırı bir ismi. 47 dakika (bir röportaj için aslında oldukça uzun bir süredir) süren röportajdan sonra duyduğumuz tek his: karşılıklı saygı. Röportaj sonunda bana Kur’an çevirisini hediye ediyor, bir de fotoğraf çektiriyoruz tarihe hatıra bırakarak. İyisiyle, kötüsüyle, doğrusuyla, yanlışıyla Edip Yüksel’le yaptığım röportajı yayınlamaktan kendi adıma memnuniyet duyuyorum. Umarım siz de okurken aynı memnuniyet hissini yaşarsınız. Farklı fikirlere tolerans, peygamberin de temel prensibiydi. Bu düsturu unutmadan okursanız, hiçbir şekilde öfkelenmezsiniz. Muhatabına yani Edip Yüksel’e yine de öfkelenmek istiyorsanız kendisiyle mailleşebilir, uygun olursa konuşabilirsiniz de. Ben yarım metre yakınına kadar yaklaştım, kimseyi ısırmıyor.

  • Kadir Sarıkaya

-Geleneksel Sünni İslam’a yazılarına baktığımda karşı çıktığını görüyorum.
-Sünni İslam ifadesi yanlış aslında. İslam dininin mezhepleri olmaz. “Onlar ki dini mezheplere ayırırlar. Senin onlarla ilişkin yoktur” diyor Kur’an’da. 6. Sure, 159. Ayet ve 30. Sure’nin 32.ayetinde böyle söylüyor. Mezhep de aynı şey. Bir tek din vardır, o da İslamdır. Muhammed peygamber Şafii miydi, Maliki miydi, Hanbeli miydi, değildi. Nakşi miydi? Değildi. O halde mezhepler uyduruktur. Sünnilik ve Şiilik ayrı bir dindir. Sünnilik dininin 4 mezhebi kalmış şimdi. Eskiden daha çok vardı ve bu mezhepler birbiriyle savaşıyordu. Mesela İmam-ı Azam Ebu Hanife hakkında “zındıktır” demişlerdir.
-Zaten İmam-ı Azam Ebu Hanife büyük işkenceler görmüştür.
-Zaten mezhebi kuran da o değil.
-Sen, La ilahe illallah diyorsun. Ama bunun orijinali La ilahe illlallah Muhammeden Resulullah’tır.
-Tam tersi, orijinali La ilahe illallah’tır.
-Bu dediğin tam olarak ne ifade ediyor?
-Kur’an mı, hadis mi? Kur’an daha güvenilir değil mi? Kur’an’da çelişkiler yoktur ama hadislerde vardır. O yüzden hadisleri doğruluk sırasına göre 31 kategoriye ayırırlar. Mevzu hadisten güya mütevatir hadise kadar. O halde Kur’an ‘La ilahe illallah’ diyor.
-Muhammedün Resulullah diye bir ayet var ama.
-39 ayette La ilahe illallah geçer. Kelime-i tevhid birleme demektir. Bugün ikileme yapılıyor. Halbuki birlemedir. Allah’ın birliğinden bahsediyor. Meleklerin kabul ettiği şehadet ‘La ilahe illallah’tır. İman kelimesini de zanla karıştırıyorlar. İman, delil üzere güvenmek demektir. Emniyet de oradan gelir.
-Tevekkül gibi mi?
-Ben bu telefonu alıp bıraktığım vakit bunun yere düşeceğine güveniyorum. İki kere ikinin dört edeceğine inanıyorum. Bunlara inanıyorum.
-Bunlar zaten matematiksel gerçekler.
-Kur’an’a iman da matematiksel gerçek gibidir, zan değildir. Kur’an ne diyor? “İman etmeyenler Allah’ın ismi tek başına zikredilince hoşlarına gitmez. Ama Allah’tan başkası eklenince hoşlanırlar, diyor. Bu aslında inkarcıların tavrıdır, diyor Kur’an. Bugünkü münafıklar şehadet getiriyorlar ama gerçekten peygamberin elçiliğine iman etmiyorlar. Etseler Buhari’ye, Müslim’e Kur’an’a ortak koşmazlar. Muhammed peygamberi ilahlaştırmaya çalışıyorlar.
-Mesela bir hadis var: Levlake levlak lema halaktül eflak. Sen olmasaydın, bu felekleri yaratmazdım.
-Bu Allah’a ve peygambere iftira etmektir. Allah’a söz isnad etmektir.
-Buna Hadis-i Kudsi diyorlar.
-Allah’a yapılan iftiralara Hadis-i Kudsi diyorlar.
-Bu sana göre böyle.
-Hem iftira, hem de Kur’an’la açıkça çelişiyor. Peygamberi de yaratan Allah. Hem de Adem’in çocuğu olarak. Muhammed peygamber diyor ki ‘Ben İbrahim’in dinine uyuyorum.’ Peygamber İbrahim’i izliyor. Muhammed peygamber, Kur’an’dan önce yoldan çıkmış bir insandı. Kur’an’da diyor ki ‘Seni sapıtmış buldu, yola getirdi Allah.’ Demek ki Muhammed peygamber gökten zembille inmiş bir melek değildi. Kur’an’da bir ayet var: Günahlarından dolayı insanları cezalandırsaydım, yeryüzünde bir tek varlık kalmazdı.
-Sizin yerinize başka bir kavim getirirdik, diye devam ediyor o ayette.
-Demek ki Muhammed peygamber de bunun içinde. Bir tek Allah hata işlemez.
-Peygamberin küçük hatalarına zelle diyorlar. Onlar var ama, o ayrı.
-Muhammed peygamber Kur’an olmadan önce doğru yolda değildi.
-Ama putlara tapmıyordu.
-Tam tersi. Kur’an diyor ki: ‘Seni yanlış yolda buldu, seni doğru yola getirdi. Belki de agnostikti. Belki de tapıyordu. Kur’an gelince peygambere düşman oldular. Mesela Nakşilerle Selefiler aralarında kavga ederse beni davet ederler mi, ben onların dininden olmazsam? Ben müminim. Muhammed peygamber ‘La ilahe illallah’ diyerek onların putlarını reddetti ve ondan sonra düşman kesildiler.
ŞEFAAT İNANCI YALANDIR
-Bakara Suresi’nin girişinde ‘Sakın yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın, dediğimizde biz aslında düzelticileriz’ diyenler kimler?
-Onlar münafıklar. Mekke’li müşriklere söylüyor bunu. Hem onlar ateist de değildiler. Yine Allah’a inanıyorlardı.

-Allah’ın yanında başka ilahlar edinmişlerdi ama.
-Onlar da haram işliyorlardı. Atalarının dinini izliyorlardı, bir sürü haramlar uydurmuşlardı. Kur’an’a göre ‘Kendi yalanlarınızı Allah’a mâl ediyorsanız’ müşriksiniz. Atalarınızı ve alimlerinizi ortak koşuyorsunuz demektir. Şefaate inanıyorlardı. Aynı bugünkiler gibi.
-Şefaat inancı yalan mıdır?
-Kesinlikle yalandır. Kur’an’a göre müşriklerin inancıdır. Farklı fikirlere karşı toleransları yoktu. Bugünkü gibi. Dinden döneni öldürmek isterlerdi. Hurafelere inanırlardı, ölülerden yardım isterlerdi. Din, akıl dini değil, nakil dini derlerdi Mekke müşrikleri. O yüzden Kur’an ‘Siz akletmez misiniz?’ diyor. Bugünkü Şiilerin ve Sünnilerin de akletmeye karşı alerjileri var.
-Ortadoğu’nun en büyük terör örgütlerinden biri olan IŞİD’in yaptıklarını biliyorsunuz. Selefiler’in yaptıklarını biliyorsunuz. Bütün mezar taşlarını, türbeleri harabeye çeviriyorlar.
-Bunlar da Şeytan’ın bir başka türü. Selefiler İbn-i Hanbel’in kitabını Kur’an gibi görüyorlar! Klasik sünnilerden daha fazla hadise bağlılar! Klasik sünni mezhepleri der ki: ‘Hadisleri de müçtehid olmadan anlayamazsınız.’ Dört sünni mezhebine göre hadis okumak da bidattir. Müçtehidsen anlayabilirsin. Hadis usulünü çok iyi bilmen lazım. ‘Normal bir avam eğer hadis okursa delalete girerler’ diyorlar. Selefiler ‘Hadisleri okumamız lazım’ diyorlar. IŞİD, taşlama cezasına inanıyor. Kur’an’da yoktur. IŞİD’le aradaki farkı görebilmek için söylüyorum: ölülerden yardım istemek açıkça şirktir, beyinsizliktir. IŞİD türbeleri yıkıyor ama biz yıkmayız. Kur’an yıkın demiyor. Kiliseler serbesttir. Allah şeytanı serbest bıraktı. dilersen Allah’ı inkar et, şirk koş, istediğin günahı işle, ama suç işlersen onun cezası var. Ama kendin istediğin gibi günah işliyorsun, günah işleme hakkın var. Bizim iktidarımız olsa biz türbeleri, tekkeleri yıkmayız. Yeter ki başkalarına zorla dayatma.
-Mekke’ye girdikten sonra peygamber bütün putları yıktı peygamber.
-Yalan.

360’dan fazla put vardı.
-Sonradan uydurma bunlar. Bir tane arkeolojik delil yok. Hepsi hikâye. İbrahim döneminde heykeller vardı. Bugünkü Nakşi tarikatında veya herhangi bir mezhepte gördüğün taşperestlik vardı. Ramazan’da Sakal-ı Şerif öpmek de putperestliğin daniskasıdır. Şeytan taşlıyorlar ama şeytan kafalarında. Birbirlerini taşlamaları lazım.
-“Üzerinde 19 vardır” ayetini konuşalım mı artık?
-19’u araştırmamış, incelememiş, bir sürü beyinsiz hemen 19 için hurafe diyor. Matematiğe alerjileri var. Bunlara ‘Kur’an’a niye inanıyorsun?’ diye sorduğun zaman kem küm ederler. Fasid daire safsatasını yaparlar.
-Tevbe Suresi’nin son iki ayetinde…
-Niye onu soruyorsun?
-Orada tam olarak…
-Kim soruyor bunu?
-Ben soruyorum.
-Sen niye soruyorsun? Niye umurunda bu iki ayet?
-İnandığım için.
-Neye inanıyorsun?
-Allah’ın varlığına, birliğine ve Kur’an’ın mucize olduğuna inanıyorum.
-Kur’an’ın mucize olduğuna dair delillerin nerede?
-Kur’an’ın muhteşem bir belagata sahip olduğunu görüyor ve biliyorum.
-Buna dair delilin ne?
-Peygamber ümmiydi. O belagat nereden geldi?
-Alevi bir şair vardı ne diyordu: Uzun ince bir yoldayım.
-Aşık Veysel’i diyorsun.
PEYGAMBER OKUMA YAZMA BİLİYORDU!
-Hah. O da kördü. Ama güzel şiir söylerdi. Bir kere Muhammed peygamber okur yazardı, o da ayrı bir yalan! Muhammed peygamber zekiydi. Zeki bir insana kitap vahyediliyor. O kitap ‘oku’ diyor. Bu palavralara göre dikte edilmiş, kendisi yazamamış, başkalarına yazdırmış. Kaç yıl boyunca? 23 yıl boyunca. 23 yıl boyunca bir adam, hayatını uğruna vakfettiği kitabı yazdırıyor, ve 28 harfi öğrenemiyor, öyle mi? 28 harfi normal zekadaki bir çocuğa 1 saatte öğretirim. Meydan okuyorum. Hiç Arapça bilmeyen bir çocuğa 1 saatte öğretirim. 23 yıl boyunca yazdıracak ama 28 harfi tanımayacak, bu mümkün değil.
-Peygamberin okuma yazma bilmediği söylendiğinde ne oluyor peki?
-Peygamberin okuma yazma bilmediğini iddia etmek peygamberin zekasına hakarettir. Peygamber uluslararası tüccar. Not alması lazım değil mi? O günkü rakamlar da Ebced sistemiydi.
-40 yaşına kadar 28 harfi bilmemesi imkânsız mı diyorsun?
-İmkansız demeyelim. Çok çok az bir ihtimal. Hadi diyelim ki bilmiyordu, Kur’an geldikten sonra öğrenmesi gerekirdi. Kur’an ‘Oku’ diyor. Güzel örnek olacak olan elçinin kendisi okuma-yazma bilmiyor öyle mi? Hadi diyelim okuma yazma bilmiyordu peygamber. Okuma yazma bilmeyen bir insan güzel konuşamaz mı? Bu da onlardan birisi niye olmasın? O halde niye kafayı bu iki ayete takıyorsun?
-Ben takmıyorum.
-Göreceksin ki onlar Kur’an’a inanmıyorlar. Onlar münafıklar. Kur’an ayetlerini onlara söylediğin vakit hadisleriyle, şeyhleriyle çeliştiği vakit Kur’an’a kör ve sağır kesilirler. Kur’an’ı anlamıyorsan, tutup da iki ayete kafaya takıyorsan sen münafıksın demektir. Senin delilin ne bu iki ayete dair? Bunu söylediğin vakit kelle sayısından başka delilin yok.
-O ne demek?
-Bizim atalarımız ona inanıyordu, demek. Onlar Kur’an’ın reddettiği yolla Kur’an’a inanıyorlar. Bugün Muhammed peygamber gelse, aynı Mekke müşriklerinin yaptığı gibi onu suçlarlar. Sorgulamadan izleyen adamlar, Hindistan’da iyi bir hindu olurlardı. Meksika’da doğsa katolik olurlardı. Mantık aynı. Dinini hiç sorguladın mı? Atalarınının dinini ne kadar sorguladın? Bana yönelttiğin soruların kaçını şeyhine sordun? Dininin mukallidi olmak demek bu.
-Mukallid: taklitçi demek.
-Şeyhine ölü gibi teslim olan.
-Gassal elinde meyyit gibi.
MENKIBECILER BEYİN YAMYAMIDIR
-Kendi tarikatına göre sorgulamadan izliyorlar bunlar. Hakları var mı? Sorgulama cesaretini onurunu göstermeleri lazım. Bunlar korkağın teki. Zerre kadar hakikate saygıları yok. En çok yalanı söyleyen politikacılara, Allah’a en büyük iftiraları yakıştıran hikayeci din tüccarlarına inanıyorlar.
-O konuda bir anekdot düşeyim: Ramazan ayında özellikle ortaya çıkıyorlar. Menkıbe anlatan hocalar. İslam’ın sosyal adalet anlayışından bahsetmezler, İslam’ın hukuk kurallarından bahsetmezler, ekonomik modelinden bahsetmezler ama hikaye tarzında menkıbe anlatarak insanlara hitap ederler. Buna ne diyorsun?
CÜBBELİ’NİN IŞİD’TEN HİÇBİR FARKI YOKTUR!
-Kürtlerin dili yasaklandı mesela. Allah’ın ayetlerinden olan bir dil. En büyük zulümlerden birisi. Bir halkın dilini yasaklıyorsun. ırkçılık yapıyorlar. Buna karşı çıktılar mı? Diyanet İşleri Başkanı bunu eleştirdi mi? Yok! Bunların işi gücü para, makam, mevki kazanmak. Menkıbeciler beyin yamyamıdır. Bunlara uyan halk gerçeği aramıyor. Dindar insanların yüzde 99.9’u palavracıdır, yalancıdır, sahtekardır. Bunu ilan ediyorum. Buyursunlar. Ellerine imkan geçerlerse zalimleşirler. Al gör, İran’daki mollalara bak. Hepsi lüks içinde. Taliban için de aynısı geçerli. İktidara gelince kelle kesmeye başladılar. IŞİD için de aynısı geçerli. Cübbeli’yi görüyorsun ya, Cübbeli’nin IŞİD’ten hiçbir farkı yoktur. Cübbeli demiyor mu, dine girerken çükünü keserler, dinden çıkarken kafanı keserler. Cübbeli’nin de üstünde olan bir şeyh var, bu adamın benimle olan tartışmasında, şöyle dedim, dinden çıksam ne olur, o zaman keserim, dedi. bu adam işte. Kıldan tüyden bahsediyorlar. Ellerine devlet geçse, bu defa kılıçtan bahsedecekler. Bunların ışidden farkı olur mu?

BANA CIA AJANI DİYORLAR, CIA AJANI OLSAM NE OLACAK?
-Bütün Kur’an’ı Kerim’ler meal olarak nitelendirilirken senin yaptığın meal neden ‘Mesaj’ olarak adlandırılıyor?
-Meal arapça bir kelime. Mesaj deyince de bu bir Kur’an çevirisidir. Güzel bir haber vereyim sana; Nihat Hatipoğlu’ndan Cübbeli’ye, Fethullah Gülen’e, Yusuf Kaplan’a kadar, Zaman’da, Yeni Akit’te yazanlar, tutuşuyorlar: Kur’an müslümanlığı, büyük tehlike! diyorlar.
-Neden?

İSLAMCI DEĞİLİM, BARIŞÇIYIM
-Çünkü menfaatlerini, palavralarını ortaya çıkarıyor Kuran Müslümanlığı. Ben çevirimden bir kuruş kazanmıyorum. Ben bu iş için hayatımı tehlikeye atmışım. Bunlar hem para hem mevki kazanıyorlar, bir de utanmadan beni eleştiriyorlar. Bana CIA ajanı diyorlar, CIA ajanı olsam ne olur yani? Ben CIA ajanıyım ve diyorum ki: iki kere iki dörttür, Allah birdir, Allah’a ortak koşmayın, kadınlarınıza zulmetmeyin, sahtekar olmayın, din ticareti yapmayın. CIA mi diyor bunları? Başörtü konusunda, başörtüsünün Kur’an’ın emri olmadığını Türkiye’de ilk dile getiren İslamcı benim 1986’da.
-Kendini İslamcı olarak mı görüyorsun?
HADİSLER KUR’AN’A ORTAK KOŞMAK İÇİN ÜRETİLDİ
-Şimdi değilim. Şimdi barışçıyım. Müslüman kelimesinin Türkçesi. Benim dinim barışçıl bir din. Sünnilerle de barışçıl yaşamak isterim. Benim iktidarımda istedikleri kadar ölülere tapabilirler. Yeter ki kadınlara zorla o torbayı dayatmasınlar. Yeter ki sokaklardaki insanları taciz etmesinler. Kendi dinlerine istedikleri gibi inansınlar. Onlara zulmedilirse ilk karşı çıkan ben olurum. Refah Partisi’ni savunan bir yazı bile yazdım. Müslümanlık bütün insanlığın kardeşliğini savunur. Müşrik de olsa kardeşindir. Müslümanlığın kendisi bu. Kardeşi bölüyorlar. Biz barış ve adalet zemini içerisinde bu dünyada yaşamak zorundayız. Buna kılıçla karşı çıkarsan, ben o zaman buna ortak olmamam.

-Türkiye’de özellikle senin üstüne neden bu kadar çok geliyorlar?
-Çünkü tartışmalarda ne kadar aciz kaldıklarını fark ediyorlar. İnsanların kafasında sorular oluşturduğumu görüyorlar. Günde yüzlerce mail alıyorum. Bunların çoğu: ‘Allah’a hamd olsun, daha önce şöyleydim, böyleydim, bu sorularımın cevabını buldum, hayatım değişti’ diyor. Büyük bir değişim var. Bunu fark ediyorlar. Az önce saydığım isimler, Kur’an Müslümanlığını fitne olarak görüyorlar. Zaman gazetesinde bu adam Ebu Davud’daki yalanlarından birisini söylüyor. Ebu Davud ne demiş, Bana Kuran ve misli verildi! Bunu yazmış adam. 52:34’de diyor ki: ‘Eğer doğru sözlülerse Kur’an’ın benzerini getirsinler!’ Buna karşı Ebu Davud ne diyor: Bana misli hadis verildi! Bizimkiler de buna uyuyor. Korkunç bir şey! Hadisler Kur’an’a ortak koşmak için üretildi.
-Hadis, sonradan gelen demek zaten.
-Hadis söz demektir aynı zamanda. Hadis kullanıldığı vakit, Kur’an dışında kullanılıyor. 46:5’de ‘Allah’tan ve ayetlerden sonra hangi hadise inanırlar?’ diyor. Hadisler peygamberin ölümünden tam 230 yıl sonra yazılıyor. Bunları niye peygamber döneminde yazmadılar o zaman? Dinin yüzde 90’ı orada ne yazık ki. Bu iki ayet konusunda mangalda kül bırakmayanlara söylüyorum, bir sürü mezhep uydurmuşsunuz, birisinde helal olan birisinde haram. Bir mezhebe göre Besmele bile mekruh! Fatiha’nın ilk ayetini şeytan mezhep yoluyla mekruh ediyor! Şeytan hadis uyduruyor: Yasin Suresi’ni ölülerinizin üzerine okuyun. Halbuki Yasin Suresi diriler içindir. Şeytan gülüyor bunlara.

 

Edip Yüksel vs. Kadir Sarıkaya

2 comments

  1. Pilgir5748

    Sadece Kur’an dersen, dinin diğer delillerini inkâr edersen, dinde nakli değil aklı esas alırsan, aklınlan başkada delil kabul etmezsen, bana göre dersen, ben dersen işte böyle sapıtırsın… Sapıklığın sınırı yoktur…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s